Merak Eden Çocuk

                                                      MERAK EDEN ÇOCUK

 

     Siz hayatınızda hiç merak etmeyen çocuk gördünüz mü? Yalan söylemeyin, tabii ki de görmediniz. Çünkü merak etmeyen çocuk diye bir şey yoktur. Büyük bir ihtimalle hikâyeye, “siz hayatınızda merak etmeyen çocuk gördünüz mü?” diye başladığım için, ya benim hiçbir şeyi merak etmediğimi düşünmüşsünüzdür. Ya da hiçbir şeyi merak etmeyen bir kimseyi anlatacağımı sanmışsınızdır. Ama öyle değil.

     Asla ama asla hiçbir şeyi merak etmeyen çocuk diye bir şey yoktur. Olamazda. (Eğer bir çocuk sizin yanınıza gelip, “ben hiçbir şeyi merak etmiyorum” derse sakın inanmayın.) Ama büyükler bunu anlamaz. Oysa onlarda bir zamanlar “merak eden çocuktu” 

     Annenizin veya babanızın yanına gidip başında, bir sürü soru sorarsanız, cevap bellidir; İlk sorularınızı cevaplarlar, ama eğer bu soru yağmurunun altında şemsiyesiz kalırlarsa, vay halinize.

     Şimdi sizlere bir rivayet aktaracağım;

    “Yıllar önce bir kral yaşarmış. Bu kralın bir çocuğu varmış. Çocukta ne çocuk; hiç neşesi olmayan, hep somurtan, yaramazlık abidesi olması gerekirken sürekli oturan ve hiçbir şeyi merak etmeyen bir çocukmuş.

     Böyle bir çocuk olsa da içinden neşeli biri olmayı, haylazlık yapmayı, koşup oynamayı ve en önemlisi merak ettiği şeyleri sormayı çok istermiş. Gel gör ki, böyle biri olmak istiyorken, neden tam zıttı biri olmuş? 

    Aslında neden böyle biri olduğunu çocukta bilmiyormuş. Biliyormuş ama bilmemezlikten geliyormuş. Çünkü ona bunu yapan kişiye çok kızgınmış. Kızgınmış kızgın olmasına ama, bir yandan da endişeliymiş.

    Çünkü o daha minik bir çocukken, biri gelip onunla iddiaya girmiş. “Olmak istediğinin tam tersi olamayacağını ve hiçbir şeyi merak etmeden duramayacağını” söylemiş” çocukta buna karşı çıkmış “elbette böyle biri olabilirim” demiş. Bir yandan da ya yapamazsam diye endişelenmiş.

    O günden sonra çocuk, olmak isteyeceğinin tam tersi biri olmaya başlamış. Bu durumu ise ebeveynleri fark etmemiş. Çünkü onların yönetmesi gereken koca bir ülke varmış. 

    Günler bu şekilde geçerken, bir gün bu çocuk halinden çok sıkılmış. Artık sarayda hoplayıp zıplamak, vazo kırmak, perdelere asılmak, bağırıp çağırmak ve en önemlisi soru yağdırmak istiyormuş. Ve yapmışta.

    Artık hoplayıp zıplayan, vazo kıran, perdelere asılan, bağırıp çağıran ve en önemlisi soru yağdıran bir çocuk olmuş. İddiayı kaybetmek umurunda bile değilmiş. Sonuçta kaç kere çocuk olacaktı ki.

    Ebeveynleri ise bu durumu fark etmemişler bile. Çünkü onların yönetmesi gereken koca bir ülke varmış…”

   Bu rivayette gördüğümüz üzere, merak etmeyen çocuk diye bir şey yoktur. Merak eden çocuk diye bir şey vardır. 

   

                                                                                                                   ARHEZ AMTAF


YAZARDAN NOT: Merak etmeyen çocuk diye bir şey yoktur, merak eden çocuk diye bir şey vardır. 

                                                                             

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yanıma Gel Çekirge

Diğer Herkesin Yaptığı Gibi

Komşunun Hikayesini Komşularına Anlatan Komşular