TUTSAK ORMANINDAKİ KABİR
Saat, gece yarısına geliyordu. Küçük bir oğlan çocuğu, ıssız, karanlık ve tehlikeli bir ormanda tek başına yol alıyordu. Aradığı bir şey vardı: Bir mezar. Efsaneye göre; kral Gaminal ölmeden önce, mezarını bulup onu bir hortlak olarak dışarı çıkartana bir dilek hakkı vereceğini söylemişti. Ve söylentilere göre Gaminal, tutsak ormanına gömülmüştü. Küçük oğlan, o bir dilek hakkına hayatında hiç olmadığı kadar ihtiyacı vardı. Ve işte buradaydı, tutsak ormanında. Acaba neden adı tutsak ormanıydı. Kasabadaki kimse bu ormana girmeye cesaret edemiyordu. Nedeni de aşikardı, ormana giren kimse bir daha asla geri dönmemişti. Ama o dönmek zorundaydı. Hedefine ulaşıp geri dönmek zorundaydı. Hedefine ulaşıp, istediğini aldıktan sonra geri dönmek zorundaydı. Neden mi? İşte onu o da bilmiyordu. Evet evet, bilmiyordu. Sadece bir dilek hakkına ihtiyacı olduğunu biliyordu. Peki o dilek neydi? Bak işte onu hiç düşünmemişti. O zaman neden oraya gidiyordu ki? Evet o dileğe ihtiyacı vardı, ama neden? Geride...