Kayıtlar

Şubat, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

TUTSAK ORMANINDAKİ KABİR

Resim
Saat, gece yarısına geliyordu. Küçük bir oğlan çocuğu, ıssız, karanlık ve tehlikeli bir ormanda tek başına yol alıyordu. Aradığı bir şey vardı: Bir mezar. Efsaneye göre; kral Gaminal ölmeden önce, mezarını bulup onu bir hortlak olarak dışarı çıkartana bir dilek hakkı vereceğini söylemişti. Ve söylentilere göre Gaminal, tutsak ormanına gömülmüştü. Küçük oğlan, o bir dilek hakkına hayatında hiç olmadığı kadar ihtiyacı vardı. Ve işte buradaydı, tutsak ormanında. Acaba neden adı tutsak ormanıydı. Kasabadaki kimse bu ormana girmeye cesaret edemiyordu. Nedeni de aşikardı, ormana giren kimse bir daha asla geri dönmemişti. Ama o dönmek zorundaydı. Hedefine ulaşıp geri dönmek zorundaydı. Hedefine ulaşıp, istediğini aldıktan sonra geri dönmek zorundaydı. Neden mi? İşte onu o da bilmiyordu. Evet evet, bilmiyordu. Sadece bir dilek hakkına ihtiyacı olduğunu biliyordu. Peki o dilek neydi? Bak işte onu hiç düşünmemişti. O zaman neden oraya gidiyordu ki? Evet o dileğe ihtiyacı vardı, ama neden? Geride...

SAÇMA SAPAN HABERLER 2

Resim
ÜŞENGEÇLİKLE KALIN  "O gün istediği tek şey yatmaktı Sayse'nin. Sadece yatmak istiyordu. Boş boş tavana bakıyordu. Sanki duvardaki saat durmuştu, zaman çok yavaş akıyordu.  Yanındaki sehpanın üstündeki suya baktı. Hayli susaşmıştı. Ama o kadar üşengeçti ki, 234 karınca kadarlık yere uzanamıyordu. Doğrulmaya çalıştı. Acaba kaç saattir yerinden kıpırdamıyordu. "Ah!" Bir iniltiyle tekrar olduğu yere çöktü. Bir kaç saatin ardından, baktığı duvar çatlamaya başladı. Kalkıp çatlamanın nedenini öğrenmek yerine, yüzünü çatlak duvardan diğer duvara çevirdi. Dakikalar sonra baktığı duvar, aynı öbür duvar gibi çatlamaya başladı. Ama kalkmaya çok üşendiğinden gözlerini kapattı.  Biraz sonra duvarın yıkılma sesini duydu. Gözlerini açtığında karşısında yeşil bir fil duruyordu. Ama bu fil, fil gibi sümkürmek yerine, anırıyordu.  Arres ne yapacağını bilemedi. Hemen yetkilileri aramalıydı ama telefon 872 karınca kadar uzaklıktaydı, ve oraya gitmeye üşendiğinden yerinde kaldı.  Bi...